top of page

Çevresel Önlemler Krizde değil, Bollukta başlar...


Barajlar kuruduktan sonra “tasarruf yapalım” demenin kimseye faydası yok. Su musluktan ince ince akmaya başladığında değil, hâlâ güçlü akarken önlem almak gerekiyor. Perlatör dediğin şey basit bir aparat; maliyeti düşük, etkisi büyük. Ama biz genelde kriz gelmeden hareket etmeyi değil, kriz kapıya dayanınca paniklemeyi tercih ediyoruz.

Aynı refleksi her yerde görmek mümkün. Deprem olduktan sonra bina konuşuluyor. Ekonomi daraldıktan sonra tasarruf hatırlanıyor. Sağlık bozulduktan sonra yaşam tarzı değiştirilmeye çalışılıyor. Halbuki mesele şu: sorun ortaya çıkmadan önce sistemi düzeltmek.

Su konusu bunun en net örneklerinden biri. Yağmur suyunu toplamak, gri suyu yeniden kullanmak, kaçakları önlemek… Bunlar roket bilimi değil. Ama biz hâlâ “baraj doluluk oranı düştü” haberlerini bekliyoruz. Sonra bir anda herkes aynı anda musluğu kısmaya çalışıyor. Bu bir çözüm değil, gecikmiş refleks.

Perlatör takmak küçük bir hareket gibi görünüyor ama aslında zihniyet değişiminin sembolü. “Benim payım küçük” demek yerine, herkes küçük payını erkenden koysa büyük krizlerin çoğu zaten büyümeden sönümlenir. Sorun şu ki, biz önlem almayı değil, sonuçla mücadele etmeyi öğrenmişiz.

Gerçek tasarruf, kıtlık başladıktan sonra yapılan değil; bolluk varken yapılan. Gerçek önlem, risk gerçekleşmeden alınan. Diğer türlü yapılan her şey sadece gecikmiş bir telafi çabası.

Kısacası mesele perlatör değil. Mesele, alışkanlıklarımızı ne zaman değiştirdiğimiz.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
55feecf2-6983-46a2-b62f-0571d81345ad.jpg

© 2025 Ms.DELIFER                                                                                                                           

bottom of page